Başlamak bitirmenin yarısıdır derler hep. Bu düşünceye zıt fikirlerim olmasa da, inanmak başarmanın yarısıdır düşüncesine biraz daha yakınım. Bu nedenle bilmem kaçıncı kez bir sitede yazmaya başlamış olmamın değil, bu sefer inanarak başlamış olmamın daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Sitenin altyapı çalışmaları, site tasarımı, kitapların kapak görselleri, yazılar vs. derken Fikirce’nin bu aşamaya ulaşabilmesi için ciddi bir emek harcandı. Dileğim bunun boşa gitmemesi.
Şimdi nedir bu Fikirce?
Aslında sadece bir blog. Okuduklarım, merakım sonucu ulaştığım bilgiler, hikayeler sadece bende kalsın istemedim. Onlar hakkında birkaç satır karalayım, belki birilerinin ilgisini çeker ve yararı olur diye düşündüm. Bu yüzden Fikirce’de sadece kitap özetleri, edebiyat ağırlıklı yazılar, tarihsel olaylar vs. olacak diyemiyorum. Bazen bir teknoloji haberi, bazen ise bilimsel bir çalışma da bu sitede yer bulabilecek.
Kısaca Fikirce’nin asıl misyonu yaşadığı dünyaya, olaylara, hikayelere ilgisi olan ve en önemlisi merak duygusu kabarmış sizlerin okurken keyif alabileceği bir platform olabilmek.










Cevap Yaz