İnsanların dönemsel oluşturdukları kurgusal gerçeklikler sayesinde dünyaya hükmettiğini ve birilerinin diğerleri üzerinde hüküm sürdüğünü anlatır. Bir kesim tarafından sanıldığının sadece yaratılış ve evrim üzerine olan bir kitap değildir. İnsanlığı doğuşundan günümüze ve hatta geleceğe taşıyan bir kitap olduğu için illaki yaratılıştan başlıyor ve yaklaşık 100 sayfa kadar ilk insanların nasıl oluştuklarını tamamen materyalist evrim teorilerine dayanarak açıklıyor.
Dünya üzerinde o döneme ait Home Sapiens, homo eractus veya neandertal gibi birçok insan ırkı bulunmasına rağmen Homo Sapiens’in aralarından sıyrıldığını belirtiyor. Bunu ise nedenini bilmemelerine rağmen homo sapiens’in kendi aralarında iletişim kurmaya başlamaları olarak açıklanıyor. Kendi aralarında iletişim kurmaya başlayan insanın dünyadaki macerası da asıl bu noktada başlıyor.
Bu kitabı okuduktan sonra insanoğlunun tarih boyunca ne kadar acımasız olduğuna, para için neler yaptığına tekrar tekrar şahit oluyoruz. İspanyolların binlerce yıllık Güney Amerika medeniyetlerini altın için nasıl ayaklar altına aldığını, Avrupa ülkelerinin VOC(Verenigde Oosindische Compagnie), WIC(Dutch West Indies Company) gibi özel şirketlerle özellikle Hindistan’ı nasıl fethettiğini ve yıllarca kontrol altında tuttuğuna tanık oluyoruz. İlk insan ırkı olarak kabul edilen Arya halkı ve kullandıkları Sanskrit dili gib ufak fakat şaşırtıcı bilgiler de kitapta yer alıyor.
Kitap boyunca en ilgimi çeken, ciddi şekilde farklı bir bakış açısına sahip olan kısım ise dinlerle alakalı olandı. Yazar dinlerin insanlar tarafından kitleleri, toplumları belli bir hizada tutmak için uydurulduğunu söylüyor. Günümüz dininin kapitalizm, Tanrı’sının ise para olduğundan bahsediyor. İnançlı bir birey olarak bu argümanların büyük bir kısmına katılmıyorum. Fakat günümüz insanlarını incelediğim zaman kapitalizm ve parayla ilgili kurduğu denklemin mantıklı olduğunu görüyorum. Hangi dine mensup olursa olsun; günümüz insanların ister istemez kapitalist düzenin çarkları arasına girmek zorunda kaldığını ve hayattaki ilk önceliğinin -yaşamını devam ettirebilmek adına- para olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bunun sebebi ise özellikle müslümanlar adına dinini bilmemekten ve bilmediği bir dini insanlara yaşıyor gibi görünmekten kaynaklanıyor. Namazdan, kul hakkından bahseden, her fırsatta alkolden dem vuran fakat para için her şeyi yapabilecek insanların yaşantılarına baktığımızda asıl dinlerinin İslam değilde kapitalizm olduğunu, taptıkları şeyin ise para olduğunu söylemek zor değil.










Cevap Yaz