Satranç | Stefan Zweig

An itibariyle kendime yakın hissettiğim, her satırında kendimden ufakta olsa bir şeyler bulabildiğim bir yazar Stefan Zweig. Satranç ise tüm dünyanın onu daha hızlı tanımasını sağlayan, en popüler kitabı. Bu popülerliğin sebebi belki de Stefan Zweig’ın intihar etmeden önce yazdığı son eser olması olabilir, bilemiyorum.

Kitap, Amerika’dan Arjantin’e yolculuk yapan bir gemide satranç oynamak dışında hayata dair hiç bir bilgisi olmayan şampiyon Czentovic ile sıradan yolcumuz Dr. B arasında geçen bir maçı konu alıyor. Aslında Czentovic’i bir figüran olarak kabul edersek, kitaptaki asıl yolculuk Dr. B’nin iç dünyasına doğru. Hapishane günlerinde satrançla nasıl ilgilendiğini, sonrasında hayatının nasıl şekillendiğini öğreniyoruz Dr. B’nin. Satranç oyunu, herhangi bir futbol takımının veya siyasi bir partinin fanatikliği ve hatta takıntısı; bir insanın hayatının her alanını nasıl etkiler sorusuna oldukça net bir cevap veriyor Satranç. Keşke biraz daha uzun tutulsaymış ve elimize alır almaz bitmeseymiş, söylenebilecek tek olumsuz yönü bu belki.

Kelimeler dokunsun kalbinize.