Okuması oldukça sıkıcı, konuya ilgi duymuyorsanız ince olmasına rağmen bitmek bilmeyen bir kitap. İtalya’nın kurtuluşu adına o dönem bir hükümdarın yapması gerekenleri ardı ardına sıralayarak “İnsanlar en değerli şeylerini Prens’lere sunuyor, benim de Prens’lere sunacağım en değerli şeyim bu” diyerek bi mektup havasında yazdığı fakat kendisinin ölümünden beş yıl sonra halk arasına karışabilen, kimileri için siyasi anlamda bir başyapıt olan bir kitap Prens.
İşte bu başyapıt olarak kabul edenlerin hatırına okuduğum, okurken konuya karşı ilgimin ve hatta bilgimin yetersiz kalması sebebiyle pek bir şey anlayamadığım, -vay be ibretlik tespit diyemedim mesela hiç- bitse de gitsek havasında okuduğum bir kitap oldu Prens. Beğenenlere elbette saygı duyuyorum, alınacak dersleri, ibretlik tespitleri göremediğim için asıl suçlu benim zaten, kabul ediyorum. Fakat şu uyarıyı yapmak istiyorum; herkes methediyor -Evet, okuyan okumayan, anlayan anlamayan herkes bir popülerlik çabasıyla tavsiye ediyor bu kitabı- inceymiş zaten bi okuyayım ne varmış diye başlamayın bi kitaba. Bir roman değil, sürükleyici bir üslubu da yok. Siyasi altyapıda bir kitap olduğu için öncelikle ilginizin olması lazım.










Cevap Yaz