İskender Pala oldukça sevdiğim, üslubunu beğendiğim ender yerli yazarlardan birisi. Özellikle Şah ve Sultan yazarla tanışmama da vesile olduğu için oldukça önemlidir. Bu tanışıklığı devam ettirmek, İskender Pala’nın tarih kokulu sayfalarından biraz daha nasiplenebilmek adına okuduğum bir kitaptı Katre-i Matem.
Mor renkli hüzün dolu lalenin üzerinden anlatılan hikayede Osmanlı Devleti’nin lale devrine konuk oluyoruz. Hem bir aşk hikayesine, hem bir cinayete, hem de Patrona Halil isyanına tanıklık ediyoruz. Kurgusu, sürükleyiciliği sayesinde azcık kalın olmasına rağmen tek oturuşta bile bitirebileceğiniz bir kitap. Tek oturuşluk bir kitap burası tamam ama böyle bir kitaba böyle bir sonun yakışmadığını düşünüyorum. Son sayfalara kadar her şey mükemmel giderken kitabın bu şekilde bitirilmesi pek hoşuma gitmedi. Hem bu kadar güzel bir hikayenin, hem de biz “değerli” okuyucuların daha iyi bir sona layık olduğumuzu düşünüyorum.










Cevap Yaz