Gömülü Şamdan  – Stefan Zweig | Kitap İncelemesi

Gömülü Şamdan bu yıl okuduğum yedinci Stefan Zweig kitabı oldu. Diğer okuduğum kitapların aksine bu kitapta bir bireye değil, bir olaya odaklanılmış. Stefan Zweig tarafından tarihte yahudiler adına önemli bir yer tutan Yedi Kollu Şamdan’ın hikayesini — kendi kurgusu dahilinde — dinlemek benim için ilginç bir tecrübe oldu. İzlenimim dahilinde kendisi de bir yahudi kökenli olan Stefan Zweig’ın dünya tarihinde yahudilerin çektiklerini anlatmaya ve belli kesimleri eleştirmeye odaklandığı bir kitap Gömülü Şamdan.

“Romalı Yahudilerin yürekleri yine de sıkıntı içindeydi ve korku dolu önseziyle bir araya toplanmışlardı. Çünkü kuşaklardan beri öğrenmişlerdi ki, yaşadıkları kentin ve ülkenin başına felaket gelmesi demek, sonunda onlar için de mutlak felaket demekti.

Stefan Zweig gözünden Yahudilerin tarihteki yerleri bu sözlerden ibaret. Tabii bu cümlelerin oluşması açısından kendisinin Nazi döneminde çektiği sıkıntılar ve bu sıkıntıların devamında intihara sürüklenen yaşam hikayesi oldukça önemli. Kitabın ilk kısımlarında yahudiler sürekli sıkıntı çeken suçsuz günahsız bir ırk olarak tanımlanıyor. Kitabın 1936 yılında yayımlandığını göz önünde bulundurursak, anlatılanların gerçekten çokta uzak olmadığını daha rahat görür ve günümüz yaşananlarından bağımsız, objektif olarak düşünebiliriz. Kitabın sonlarına doğru ise artık bir öz eleştiri ve kendini sorgulama baş gösteriyor. Tamam yahudiler tarih boyunca sıkıntı çekti ama bunun sebebi ne olabilir ya da gerçekten bir sebebi var mı şeklinde bir sorgu yer alıyor. Bununla alakalı olarak benim de oldukça hoşuma giden aşağıda yer alan kısım oldukça önemli.

Tanrı belki de bu yüzden, arzularımızı gözle görünen şeylere bağlamayalım; O’na, ulaşılmaz ve görünmez olana yalnızca içsel bir bağlılıkla sadık kalalım diye tapınaklarımızı yıkıp, bizi vatanımızdan koparmıştır.

Görüldüğü üzere bakış açısı oldukça önemli. Bir olayı istediğiniz tarafa çekebilir ve istediğiniz kesimi haklı çıkarabilirsiniz. Önemli olan hangi yöne baktığınız ve aslında ne görmek istediğinizdir.

Kelimeler dokunsun kalbinize.