Freud’un Kız Kardeşi  – Goce Smilevski | Kitap İncelemesi

Cildine ve indirimdeki fiyatına aldanarak, içeriğini veya konusunu çok incelemeden aldığım bir kitaptı. Sadece kitabın arkasındaki tanıtım bülteni ilgimi çekmişti fakat buna rağmen yüksek bir beklentim yoktu. Kitabi okumaya da bu doğrultuda başladım.

Freud hayatını ve çalışmalarını Tesla ve Darwin’le beraber en çok merak ettiğim kişilerden biri. Özellikle aile ve cinsellik adına yaptığı çalışmalar öncesi o kafaya nasıl eriştiğini, söylemlerindeki eminliğin nereden kaynaklandığını ve halk arasında kendisiyle alakalı söylenenlerin altının ne derece dolu olduğunu ayrıca merak ediyorum. Bu yüzden her ne kadar biraz rastlantı eseri kitabı edinmiş olsam da, memnun kaldığımı belirtmeliyim.

Kitap, Freud’un kız kardeşinin ağzından yazılmış fakat öncelikle belirtmem gerekir; kitapta yazılanların ne derece gerçeğe bağlı kaldığını araştırmadım. Bu nedenle anlatılan olayların doğruluk payları konusunda pek emin değilim. Kitabın kurgusu, Nazi dönemlerinde kendi gücünü ve çevresini kullanarak Freud’un Viyana’dan çıkış yaparken dört kız kardeşini görmezden gelişini baz alıyor. Olay kurgusu dört kız kardeşin Viyana’da savaşın ortasında kalması ve sonrasında kamplarda öldürülüşleriyle başlıyor ve sonrasında geçmişe dönerek kardeşlerin o noktaya nasıl geldiklerini anlatıyor.

Freud’un Kız Kardeşi, bana iki kitabı belli noktalarda ciddi olarak anımsattı. Özellikle Viyana’da ve Nazi dönemine yakın geçiyor olması, aile ilişkilerine yakından göz atması ve o dönemde o bölgede yaşanan sıkıntıları bir bakıma inceliyor olması “Anne Frank’in Hatıra Defteri”ni sık sık hatırlamama neden oldu. İkincisi ise kitaptaki bireyler arasındaki bir bakıma felsefik olarak tanımlayacağımız konuşmalar. Özellikle Freud’un ağzından yazılmış cümlelerdeki derinliği, Klara ile ikisi arasında geçen feminizm üzerine sohbetleri “Sofie’nin Dünyası”ndaki diyaloglara oldukça benzettiğimi söylemeliyim.

Kitaptaki sohbetler ve dönemsel kurgu oldukça güzel olsa da, asıl anlatılmak istenenin ve akıllardaki ilk sorunun cevabını maalesef net olarak alamadım. Freud, kız kardeşlerinin ölmesine izin veriyor ve sonrasında geçmişe dönüyoruz. Benim bu noktadaki beklentim şuydu; “Geçmişte kardeşler arasında yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle Freud bu yönde bi karar aldı ve bu flashback bize bu yaşanan sıkıntıları betimleyecek.” Fakat kardeşler arasında yaşanan ve Freud’un kız kardeşlerinin ölmesine izin vermesine neden olan bir olay yakalayamadım. Tamam, küçüklüklerinde bir bakıma birbirlerine fazla yakın olan iki kardeş var ve yaşadıkları bir olay neticesinde zamanla uzaklaşıyorlar fakat aralarındaki o gizli samimiyet hiçbir zaman bitmiyor. Yaşanan olayın kurgu mu yoksa gerçek olduğunu bilmememe rağmen, gerçek olsa bile işlerin bu noktaya gelmesine sebep olabilir mi, bilmiyorum. Zaten anlatıcı kız kardeş dışında diğer üç kız kardeş kitapta birkaç satır dışında kendine hiç yer bulamamış. Anlatılan kısımlardaki üslup oldukça marifetli fakat eksik kalan çok nokta olduğunu düşünüyorum.

Kelimeler dokunsun kalbinize.