Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeye çalıştığım ilk günlerde sürekli aynı isim çıkıyor karşıma, Franz Kafka. Merak ediyorum ve ufak bir araştırma sonunda Dönüşüm adlı kitabını okumaya karar veriyorum. Henüz okumayı seven bir insan değilim, bu yüzden sayfa hesabı filan yapıyorum ve ince olduğu için bu kitabı seçiyorum. Beğenirsem kalınları da okurum diye kendi kendime önerilerde bulunmaktan da kaçınmıyorum.
Gregor Samsa. Sabah uyandığında böceğe dönüşen bir bireyin hayatına tanık oluyorum. Başkalarının yakaladığı şeyleri gözden kaçırmayım diye kitabı bitirdikten sonra incelemelerine bakıyorum, babasıyla olan ilişkisinin baz alınarak yazıldığını öğreniyorum.
İçimdeki kitap okuma isteği artarken, Franz Kafka’ya olan ilgim de aynı ölçüde artıyor ve bir kitabını daha okuyayım diyorum. Çünkü bir yazarı tanımak, onu anlamak için tek bir kitabın yetersiz kalacağını biliyorum. Hem bu sefer yüz sayfa olmasına da gerek yok, artık sayfa hesabı yapmıyorum diyorum ve Dava kitabına başlıyorum.
K. adında bir adam çıkıyor kitabın ilk sayfalarında karşıma. Ana karakterimiz belli oldu diyerek okumaya devam ediyorum. İlk sayfalar hızlıca akıp gediyor. Kitabın kurgusunu, olay döngüsünü anlamaya çalışıyorum.Açık konuşmak gerekirse, bunda pek başarılı olamıyorum, sürekli bir şeyler eksik kalıyor, anlam bütününü yakalamakta zorlanıyorum ve sıkılıyorum. Kitabı bir köşeye atıyorum, bu kitap böyle zor biter diye başka bir kitabi daha okumaya başlıyorum. Fakat aklım da Dava’da. Herkesin bu kadar beğendiği kitabı bir şekilde bitirmeliyim diyorum ve sıkıla sıkıla okumaya devam ediyorum.
Süreç bu şekilde devam ediyor. Dava ve bir başka kitap daha bitirilmek için can atıyor ve ben ikisi arasında gidip gelerek yirmi günün sonunda nihayet Dava’yı bitiriyorum.
Bir Kara Mizah
Dava ile serüvenim bu şekilde gelişti. Okurken zorlandım, sıkıldım ama buna rağmen yarıda bırakmak istemedim. İlginç bir şekilde kitabın sonlarına doğru kendimde değişen bir şeyler olduğunu farkettim. Her ne kadar sıkılıyor olsam da, en azından birkaç cümle okumak ister oldum kitaptan. Kitabı okuduktan sonra ise düşüncelerimde, hislerimde anlam veremediğim değişiklikler yaşadım. İnsanlarla ya da kendimle konuşurken kurduğum cümlelerimin değiştiğini, hayatı ve bireyleri daha farklı sorgulamaya başladığımı farkettim. Sonra ise dedim ki; keşke bir kırk yıl daha yaşasaydın be Kafka! Okurken farkedemedim ama bana ne çok şey katmış Dava ve ne mutlu ki okuyacağım diğer Kafka kitapları neler katacak bana.

Kitapta adalet sistemini eleştiren çok ciddi bir kara mizah söz konusu. Kitap boyunca oradan oraya koşturarak bilmediğimiz bir suçumuzdan kurtulmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken ise en yakın yardımcımız hasta bir avukat. K. , davalı olduğunu öğrendikten sonra durumu ilk başlarda pek ciddiye almazken, zamanla bilmediği suçundan dolayı kendi içinde esirleşiyor ve yalnızlaşıyor. Bu süreç oldukça net ve aşama aşama işlenerek anlatılmış. Yargıya yön verenler ile halk arasındaki keskin duvar ise kitaptaki bir diğer önemli nokta. Örneğin K, duruşmanın yapılacağı apartmana girdiğinde bir çok kişi ile karşılaşıyor ve içerideki insanların bu kadar havasız ve sıcak bir yerde nasıl kalabildiklerini düşünüyor. Kendisi ise bayılma noktasına geliyor. İçeridekiler ise durumdan hiçbir şekilde şikayetçi değil ve hatta K. yı dışarıya çıkardıklarında kendileri binanın içinde kalmayı tercih ediyorlar. Bunun sebebi ise dışardaki temiz havanın onlara kötü gelecek olması. Bu havasız çalışma ortamı K. ‘nin son yardım almaya çalıştığı kişi olan ressamın odasında da geçerli. Franz Kafka bu betimleme ile tam olarak neyi anlatmak istedi bilmiyorum ama benim düşüncem iki kesim arasındaki farklılığın solunan havada bile net bir şekilde ortaya konabildiğidir.
Spoiler
Kitabın sonunda memurlar ile ölüme giden K., karşı apartmanın dairesinde kendisine doğru uzanan bir el görüyor fakat ölümden kurtulamıyor. Yargının bu kadar kuvvetli olduğu, insanların onun karşısında ne kadar aciz kaldığının resmedildiği bu kitapta; o uzanan el hala bir umut olabileceğini gösteriyor bizlere. Belki K.’nın kurtuluşunu sağlayamadı fakat diğerleri için, insanlık için uzanan o el umudun bir simgesi.
Kitap Kapağı: Idefix










Cevap Yaz