Albert Camus(Kamü)’nün Goodreads tavsiyeleri üzerine okuduğum ilk romanı. İnce tek solukluk ana karakteri bakımından oldukça farklı bir kitap. Cezayir’de rastlantı sonucu birini öldüren ana karakterimizin kısa zaman içinde yaşadıklarını konu almaktadır. Bir bireyin toplum tarafından nasıl yabancılaştırıldığını, bu süreç devam ederken iç dünyasında neler olduğunu adım adım inceleyebileceğimiz akademik bir makale adeta.
Yabancı’da sıradan bir romandan çok daha fazlası var. Kitapta yer alan “Herkes bilir ki, hayat yaşamak zahmetine değmeyen bir şeydir, aslında 30 ya da 70 yaşında ölmenin önemli olmadığını bilmez değildim, çünkü her iki halde de gayet tabii olarak başka erkekler ve kadınlar yine yaşayacaklar ve bu binlerce yıl devam edecektir (…) İnsan madem ki ölecektir, bunun nasıl ve ne zaman olacağının önemi yoktur” cümleleri bile üzerinde düşünülmesi gereken argümanlar. Hayatın saçmalığına çağdaş nihilizm bakış açısıyla yaklaşan Albert Camus, arka planda sürekli varoluş felsefesini de irdeliyor.
Kesinlikle tadına bakılması gereken, hatta kitaptan hatırda kalanlar silikleşmeye başladığı an tekrar okunması gereken bir baş yapıt.










Cevap Yaz